5 Şub 2011

Parov Stelar

    Bu adam elektronik müziğin dünya üzerindeki en güzel örneklerinden biri. Elektronik müziğe aşina olmayanlar dijital synth seslerinden ve bayık house beatlerinden korkarlar doğal olarak. Trance müzik te şu an yokolsada zamanında yaptığı popülerliğiyle, elektronik müzik kitlesinin v yaka tişört, dikik saçlar ve karıkız peşinde tiplerden oluştuğunu yüzümüze vuruyordu. Neyseki artık elektronik müzik deyince insanların aklına Dj Tiesto, Armin Van buuren vs. gelmiyor. Hande yener , Demet Akalın falan geliyor! Hapçı gençlik gitti yerine 10 dk. da yapılabilen ezik house şarkılara( dık.GAdıkgow-dık.GAdıkgow ) okuyan popçular aldı.
   Neyse Parov Stelar 30 lu 40 lı yılların jazz sample larını kullanıp öyle şarkılar yapıyor ki bu şarkılarda bi yeriniz kıpırdamadan durmanız imkansız. Live band konserlerinde mekanlar hep yıkılma tehlikesi atlatıyor. Üflemeliler davullar aklını alıyor adamın. Slow şarkıları da çok tribal.



bu unofficial video'da sapık bir dansçı var kesin izleyin.


rough cuts - 2004
shine - 2007
coco - 2009

Discography torrent --> bi ton ep single var bunu indirin direk

Yonderboi

   László Fogarasi bu okunamayan ismini Macar olmasına borçlu. Macaristan'ın köyünde büyümüş bu ezik pis köylü adam halbuki hep te salak olur bu köylüler ama nasılsa elektronik müziğe gönül vermiş ve çok başarılı 3 albüm yapmış! Macaristan'da ve dünyada birçok ödül almış. Gerçekten anlamıyorum. Ne var Macaristan'ın köyünde bizimkilerden farklı? Bizden niye böyle bir adam çıkmıyor? (varsa söyleyin ben bilmiyorum) Bu adam ne yaptı da ulaştı şimdiki başarılarına? Biz niye bu downtempo müzik ayaklarını sadece taksimin arka sokaklarında canlı dinleyebiliyoruz? Bizim gayet doğuştan şanslı evinde 5 milyarlık seti olan müzisyenlerimiz niye bu kadar yükselemiyor?.. Neyse şarkıları dinlerken düşünün işte.
   


Moby

 Bilgi

    İşini çok uzun zamandır yapan insanların ürünleri hep bi farklı olur. Bazı şeyler oturur belli bir stil gelişir falan. Gerçekten Moby şarkısını duyunca bilmesemde tanıyorum artık.
    10 un üstünde albüm, bi ton single, soundtrack... son dönemde bozduğunu düşünsemde eskimez bu adam.
    



Diğer şarkıları ve download linkleri için:

4 Şub 2011

Deadbeats

    İngiltere, Nottingham'dan deli bir downtempo grubu Deadbeats. Dj'lik işinin de emekçileri var bu adamlar gibi işte. Dazır dazır albüm çıkarmıyor; milletle collabrationlar yapıyor, şarkı mixliyor, compilationlara katılıyorlar. 95 te kurulan grup benim için çok önemli olan "wax on records" label ına bağlı(nightmares on wax). 2 albümleri var Lounging ve Made in the shade ..



Diğer videolar ve linkler için:

3 Şub 2011

Boozoo bajou

    2001 de kurulmuş Alman downtempo duo'su. African beat leri adam gibi modernize eden tek grup nerdeyse. Bu afrikalılar milattan önce bilmem kaçbeşbininci yılda vurmalı çalgılarla müzik olayını başlatıyorlar biliyosunuz. O dönemden kalma bir ritm ustalığı var. Kabileler bunu hala çalarken Amerika'ya gelen köleler bunu devam ettiriyor. Yıllar sonra mekanlarda milleti eğlendirirken blues, jazz, funk çıkıyor bu adamların elinden. Hani biz bunun çingene versiyonunu çok iyi biliyoruz Türkiye'de. Bu zencilerin bir kısmıda skerm eziği oynamaktan bıktım diyor ve arkamahallelerde hip-hop ı başlatıyorlar. Detroit'ten fırlıyor oda sanırım. Tabi hiphop çok kısa bir sürede yozlaşıp karı bende para bende amuğagorum tarzında yüzeyselliğin sınırlarını zorlayan bir hal alıyor.Yani özet olarak bu afrikalılar önemli adamlar deyip boozoo bajou ya dönüyorum. Çok ritmik kafa rahatlatan bazende dans ettiren groooovy şarkıları inanılmaz keyifli. Şu listedeki her şarkı dinlenir.Özellikle "under my sensi"..


Diğer şarkılar ve download linkleri:

Hotel costes

Hotel costes gelmiş geçmiş en başarılı VA lardan biri. Chillout bar kavramını bize öğreten bu seriler Paris'te ki Hotel costes denen mekanın Dj' i oluşturup piyasaya sürdü ve bi anda ünlü oldu.Adı Stephane Pompougnac.
Bar Dj leri de deli gibi ekmek yedi bu işten tabi. Sadece Hotel costes Cd leriyle lounge bir mekanda aylarca dj lik yapabilirsiniz.





discography hemide FLAC

Dublex Inc.

   Almanya'da şans eseri bir araya gelen bu adamlar clublarda jazzy funky şeyler çalıyorlar.Alman Dj lerin karakteristik bir havası olduğunu kesinlikle söyleyebiliriz.Babilon'a de gelmişlikleri var. Homeparty ayaklarına birebir.



Amon Tobin

   Brezilya doğumlu dolayısıyla 6-7 isimli bir adam aslında kısaca Amon Tobin diyoruz. 90 ların ortasında Cujo ismiyle ortama dahil olan Tobin'in müziği çok yeni bir bakış açısı getirdi bana. Drum n bass denen hardcore bir müzik türünü de downtemposunu da trip-hop'ını da barındıran bir tarzı var. Sinematik sound denen şeyin bokunu çıkarmış. Şarkı hüzünlü başlayıp sinirli bitebiliyor bazen deneyselliğin sınırları zorlanıyor kelimelere dökmesi zor gerçekten.
   Cujo olarak çıkardığı "adventures in foam" ile Ninja Tune denen efsane plak şirketinin ilgisini çekiyor ve direk imzalar çakılıyor. 97 de Bricolage albümü çıkıyor ki bu dönem biliyorsunuz Trip-hop ın parladığı dönem.Bu dönemde , "dımtıkTAKtık tıkıtıkTAKtık diye basit bir bozulmuş davul ritmi üzerine zırlak bayan vokaller ve uzaydan gelen elektronik sesler" temalı yüzlerce gereksiz portishead özentisi grup arasından sıyrılan Tobin listeleri zorluyor ve 6 albüm daha çıkartarak günümüze sağlam adımlarla ulaşıyor.
   Onlarca film, reklam, oyunda bu adamın müzikleri bulunuyor. Zaten bu reklamcıların "ağıza takılan şarkı bulmamız lazım" tripleri dışında bir yararları yok.




Müzik arşivi nasıl yapılır.

    Evde içerken takılırken sohbet ederken, aynı grupları dinliyorsunuz ama artık baydınız mı? İşin kötüsü taş gibi grupları hemen tüketiyoruz ama inattan dinliyoruz, sıkıldım demeye de dilimiz varmıyor. Neyse bunları yapmasanızda yeni müzikler keşfetmek lazım. Ben nasıl yaptım anlatayım isterseniz uygulayın..

   1-1Terabayt harici hard disk : E tabi hafıza lazım . Samsung öneririm. Ucuz almayın arşiv oluştuktan sonra bozulursa delirirsiniz. Para boksa bir de yedek hd alıp arada kopyalayın.

   2- Lastfm üyeliği : Olmazsa olmaz. Sevdiğiniz sanatçıların benzerlerini buluyor ve ayda 3 öyro. Ayrıca etiketlerden müzik türlerini çözüyorsunuz.

   3- Bir adet www.discogs.com sitesi : Üyelik yok ve her sanatçının ürettiği her parçanın listesi var burda. Single lar ep ler bulunduğu VA lar falan.

   4- Bir adet grooveshark.com  sitesi : Kapanan fizy ile aynı mantık. İstediğiniz şarkıyı dinleyebilirsiniz hatta Lastfm in radyo üzelliğide var bunda ama profil oluşturup paylaşım yapamıyorsunuz. Gerçi artık youtube dada her şarkı var nerdeyse.

   5- Jdownloader yada torrent . Jdownloader diyorsanız birde rapidshare premium çakarsınız en hızlı yöntem budur. Bunların ne olduğu bilmiyorsanız ismine tıklayın.

   6- Sağlam google bilgisi : Google ı güzel kullanacaksın arkadaş. Download linklerini filestube gibi virüs yuvalarından değil bloglardan bulacaksın. Örneğin google'a  " bonobo black sands rapidshare blogspot "
yazıcaksın (tabi tırnakları koymayacaksın ben göstermek için koydum böyle yazarsan google bunu başka bir kod olarak algılıyor). Google'da tırnak işaretleri koyarsanız, arasındaki kelimelerin sırasının da doğru olduğu sonuçları veriyor. Buda lazım oluyor gerçi. Ben baya geç farkettim :)
        Sonra bu blogları blogsheet şeklinde listeliyoruz bir yere ve sömürüyoruz. Sonra blog a feedback yapıyoruz teşekkür ediyoruz şunu da koyarmısın diyoruz aktif oluyoruz böylece insanlarla tanışıp tavsiye alıp veriyoruz. Sevdiğimiz sanatçılar hakkında google, ekşisözlük, lastfm gibi yerlerden bilgi topluyoruz. Sanatçıların nereli olduğunu öğrendikçe milletlerin müziğe kendilerine özgü bir bakışaçısı olduğunu anlıyorsunuz ve bu çok önemli.

   7- Sınırsız internet : Kotalı internetle olacak iş değil tabi bu. Mümkünse Superonline fiberoptik kullanın. Gerçi arşivci değilsede herkes bunu kullanmalı zaten. Fuck u TTNet.

   8- Çevre : Etrafınızda benzer zevkli adamları buluyorsunuz. Yoksa lastfm ve bloglardan temin ediyorsunuz bunları ve direk paylaşım yapıyorsunuz. Güvendiğiniz bir adamdan 100 gb müzik almanın tadına doyulmaz.

   SONUÇ : Hızla büyüyen bir arşiv. Müzik hakkında genel kültür , orda burda bak ben böyle hem değişik hem kaliteli şeyler dinliyorum diyerek ego tatmin etme ve entellik taslama şansı. Kaliteli bir sosyalleşme alanı ve son olarak evde müzikle yaşanan mutlu mesut dakikalar.